"oğlum tork anahtarını' getir, lifti hazırlayın, filtreleri değiştirin, enjektörleri temizleyin, bujileri değiştirin, abime bi çay söyleyin. hadi laan!!"
13 Kasım 2010 Cumartesi
let's put a smile on that face
"oğlum tork anahtarını' getir, lifti hazırlayın, filtreleri değiştirin, enjektörleri temizleyin, bujileri değiştirin, abime bi çay söyleyin. hadi laan!!"
1 Ekim 2010 Cuma
ne istediğine dikkat et!
18 Eylül 2010 Cumartesi
şerefine sevgilim
1 Eylül 2010 Çarşamba
evlensen ya benle
26 Ağustos 2010 Perşembe
olaylar olur, olaylar geçer
25 Ağustos 2010 Çarşamba
sorun var lan bir yerde
20 Ağustos 2010 Cuma
sonra bir daha gördün mü abi o kızı?
-elifin vardı senin ne oldu o?
-elifim... elif... hiç bir zaman elifim olmadı o, hep elif kaldı. onu uzaktan seyre daldığımda zamanı unuturdum, nerede olduğumu unuturdum. öyle kuvvetli bir şeydi ki bu, güneş bile manasız geliyordu o an. bir gün kendimi kaybetmişim, kafada kıyak, tutmuş çekmişim kolundan, sana aşığım demişim yüzüne, o pis, pasaklı halime aldırmadan. kolunu kurtarmış koşmuş gitmiş. ayılınca anlattılar, tiksinir gibi bakmış bana. aylar sonra bir gün, ayık olduğum bir gün, ilk defa cesaretimi topladım karşısına çıktım, bakar mısın dedim. baktı. ben bakamadım. o saçları, o gözleri ilk kez o kadar yakından görüyordum, unutamadım. limoni bir kokusu vardı, burnumu sızlattı. tam kelimeler dökülecek ağzımdan, çekil önümden dedi, çarptı omzuma gitti. hatırlayamadığım kadar sonra gelin oldu gitti zaten.
-sonra bir daha gördün mü abi o kızı?
-gördüm tabi. her gün gördüm. şarabın dibini bulduğum her gün, onu gördüm rüyalarımda, o saçlarını o gözlerini gördüm, hergün onun kokusuyla uyandım. bahçedeki limon ağacını kestim bir gün belki gider o koku diye. nafile.